Deprecated: Function split() is deprecated in /home/malatyau/public_html/inc/magpierss/rss_parse.inc on line 154
Malatya RSSfeed Directory/RSSbesleme Dizini
Directory Cats Simple mode | Advanced mode

Weblogs [Personal] (181828) Weblogs [Computers] (11340) Business (30824) Computers & Internet (9958)
News (4307) Miscellaneous (41441) Regionals (4072) Companies (2469)
Malatya (9)

Submit Your Feed

www.ManadoLu.com PLatForm
Put this feed on your website
Description: www.ManadoLu.com PLatForm Son 10 ileti
Format: RSS 2.0
Url: http://www.manadolu.com/forum/RSS_topic_feed.asp
 
Latest headlines
www.ManadoLu.com PLatForm
Tv & RadYo & dErGi : Başarılı Bir Çocuk
Mon, 20 Dec 2010 15:10:08 +0000

Yazar: CanerboYKonu: Başarılı Bir ÇocukGönderim Zamanı: 20 aRaLiK 2010 Saat 15:10Hülya Yıldırım'ın Akşam'da okuduğum bir yazısını paylaşmak istiyorum.Çocuğunuzun başarısıyla ilgili ilginç anektodlar içeren bir yazı. Eğitim-öğretim yılı başlarken, ’Daha önceki yıllarda yapılan yanlışları yapmayalım’ diye geçiriyorum içimden . Bunu anne- babalar ve eğitimciler adına diliyorum. Çünkü eğitimdeki yarış siyasetçilerinkiyle yarışacak düzeyde... Bir farkla, bu yarışın atları çocuklarımız... Pr. Dr. Yankı Yazgan ’Düse Kalka Büyumek’ adlı kitabında, ’Kişiyi ayakta tutanın, hayatta anne-baba artı en az bir kişi tarafından ’adam yerine konmak’ olduğunu düşünüyorum’ diyor. Peki, çocuklarımız kendi ayakları üzerinde dursun isterken biz onları adam yerine koyuyor, birey olmalarına gereken saygı ve özeni gösteriyor muyuz? Yazgan; ’Çocukluğumuz kendi değerimizi biçtiğimiz dönemdir’ diyor; ’O değeri biçerken, sadece kendi kendimize değiliz; genellikle başkalarından bize yansıyan değerleri, içselleştiriyoruz ya da biçilen değerden memnun değilsek (bu değeri düşük buluyorsak), telafi etmek için ’abartıyoruz’ veya değer biçenleri, sarrafları suçluyor veya reddediyoruz. Hayatımızın değer biçici sarrafları, ilk yıllarda anne babamızken, bu ekibe sonradan arkadaşlarımız, öğretmenlerimiz, vb. katılıyor. Biçtikleri değerler ama doğru ama yanlış bizi etkiliyor...’ BEKLENTİLERİMİZ GERÇEKÇİ Mİ? Evet, biz anne-babalar çocuklarımızdan çoğu zaman özellikle de okul yaşantılarıyla ilgili olarak, öyle büyük, öyle gerçek dışı beklentiler içinde olabiliyoruz ki, bu süreçte çoğu zaman çocuklarımız da kendilerini değersiz hissetmekten başka bir yol bulamıyorlar. Eh, eğitim sistemimiz malum, çocukların kendilerini değersiz hissetmesi için ne gerekiyorsa içinde barındırıyor; biz veliler de ateşe körükle gitmek konusunda kendimize bir türlü gem vuramıyor, sistemin dayattığı yarışın, hırslarımızın esiri olarak çocuklarımıza yükleniyor da yükleniyoruz. Sonuçta, daha 10’lu yaşlarda o ateşin içinde, olan çocuklarımıza oluyor. Bakın etrafınıza çocuklarda depresyon, çocuklarda şişmanlık, çocuklarda hiperaktivite, çocuklarda davranış sorunları eskiye oranla çok daha yüksek oranlarda... Neden? Çocuklar kendi biricikliklerini, kendi yeteneklerini, kendi değerlerini, kendi yaratıcılıklarını ortaya koyamıyorlar da ondan. Hepsinden aynı olmasını bekliyor, çocuklarımızı birbiriyle kıyaslamaktan vazgeçmiyor, hepsinden bütün derslerde ve bütün sınavlarda başarılı olmasını istiyoruz... Sonuçta da akademik başarı çocuğun değerini belirler oluyor. ’Karnen nasıl, sınavın nasıl geçti?’ etrafında dönmeye mahkum edilen gelişme çağındaki körpecik hayatlar...’ Karnesi kötü, sınavı başarısız geçen çocuk değersiz mi yani? Bu soruya hemen hepiniz ’Hayır’ diyeceksiniz! Ama cevabımız ’hayır’ olmasına rağmen davranışlarımızla, beden dilimizle çocuğa kendini değersiz hissettiriyoruz işte... Öğretmenlerimiz de, çocukların olumsuz değil, olumlu yanlarını vurgulamaya daha çok yönelseler ne iyi olacak! Tam da bu noktada size, psikoloji tarihinde dönüm noktası olan bir araştırmadan bahsetmek istiyorum. Adı: ’Kendini doğrulayan kehanet’. KENDİNİ DOĞRULAYAN KEHANET, ÇOK ÖNEMLİDİR Bu, Harvard Üniversitesi profesörlerinden Robert Rosenthal ve arkadaşlarının 1969 yılında yaptığı bir çalışma. Bir grup psikolog çeşitli ilkokullarda ders yılı başında sınıflarda zeka testi uygular. Bir süre sonra öğretmenlere, her sınıfta 4 öğrencinin üstün zekalı olduğunu; ancak bunu öğrencilere aktarmamaları gerektiğini söylerler. Gerçekte öğretmenlere isimleri bildirilen çocuklar üstün zekalı olmayıp isimleri kurayla saptanmış olan çocuklardır. Ve ders yılı sonunda bu çocukların başarılarının yükseldiği görülür. Bu araştırma, büyük yankılar yapmış ve Rosenthal buna ’kendini doğrulayan kehanet’ adını vermiş. Bu önemli araştırmadan çıkartılması gereken en önemli sonuç, çocuklarımıza ne söylüyorsak, öyle olma ihtimallerini artırdığımız... ÇOCUĞA NE OLURSA OLSUN İYİ SIFATLARLA YAKLAŞIN! ’Kendini doğrulayan kehanet’ kuramını günlük yaşamda nasıl kullanacağımız konusunda Psikolog-Eğitimci Acar Baltaş şöyle bir öneride bulunuyor: ’Çocuklarımıza tembel, savruk, sarsak, haylaz, dağınık, sorumsuz, yaramaz, düşüncesiz’ gibi sıfatlarla yaklaştığımız takdirde, gerçekte de ’tanımladığımız gibi’ olma ihtimallerini artırırız. Kısacası çocuğumuza olumsuz olarak ne dersek, ’öyle’ olmasını kolaylaştırırız. O zaman akla hemen şöyle bir çözüm geliyor: ’Çocuğuma iyi sıfatlarla yaklaşırsam iyi olur.’ Fakat gerçek pek de böyle değildir; çünkü çocuğumuza olumsuz bir sıfatla yaklaştığımız zaman, ortada daima bir sebep vardır. Bu sebeple çocuğumuzun kafasındaki olumsuz benlik imajını pekiştirmiş oluruz; ancak ortada bir sebep yokken olumlu benlik imajını pekiştirmek pek mümkün değildir. Peki, ne yapacağız? Çocukların benlik algıları hayatın ilk yıllarında anne-babalarından aldıkları mesajlarla, akademik hayatta da öğretmenlerinden aldıkları mesajlarla şekillenir. Bu konudaki temel ilke, esas olarak çocuğu değil, davranışı övmektir. Genel olarak eğitimde, özel olarak yeni bir davranışın kazandırılmasında temel ilke, yanlışların görülmesi ve düzeltilmesi değil, ’doğruların fark edilmesi’ olmalıdır. Bir başka ifadeyle, eğitimde esas amaç, ’yanlışların yakalanması’ olmayıp ’doğruların yakalanması’dır. ÇOCUĞUNUZUN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ DESTEKLEYİN! Hiçbir insan her alanda iyi olamaz. Herkesin güçlü ve zayıf yönleri vardır. ’Güçlü yön’, belirli bir konuda ya da işte, sürekli olarak kusursuza yakın performans demektir. Odaklandıklarımız ise gerçeğimiz olur. Yanlışa odaklanmak yanlışları yakalamamıza yol açar, güçlü yönleri hayata yansıtmak konusundaki güvenimizi zedeler ve performansımızı olumsuz yönde etkiler. Başarı, güçlü yönlerimizi bulmaya ve geliştirmeye bağlıdır. Güçlü yönlere odaklanmak ile ’kendini doğrulayan kehanet’ yaklaşımı, ilk bakışta birbiriyle çelişiyor gibi gözükür; çünkü güçlü yönlere odaklanmak yaklaşımının temelinde yeteneğin; eğitim, azim ve kararlılıkla gerçekleşmeyeceği kabulü vardır. Daha doğrusu, çok gerekliyse, büyük emekle, sınırlı ölçüde gelişme sağlanabilir; ancak bu yönde harcanan gayretle, elde edilen sonuç çoğunlukla birbiriyle uyumlu değildir. Oysa, ’kendini doğrulayan kehanet yaklaşımı’, ’insanlardan ne beklerseniz, onu alırsınız’ şeklinde özetleyebileceğimiz bir yaklaşımı temsil eder. Çocuğunuzun ’beceriksiz’ olduğunu düşünür ve bunu ona zaman zaman söylerseniz, o da sizi haksız çıkartmaz ve beceriksiz olur. Daha sonra siz de göğsünüzü gere gere ’ne kadar haklı olduğunuzu’ düşünürsünüz. İşte, incelik de bu noktada yatar. İyi anne-babalar, çocuklarının neyi iyi yapacağını anlar ve onu bu yönde teşvik eder. Daha sonra da, ’kendini doğrulayan kehanet’ ilkesi doğrultusunda ’haklı’ çıkar. Bu nedenle çocuklara ’genelleyici’ bir yaklaşımla değil, ’özelleştirici’ bir gözle bakmak gerekir. ÇOCUĞUNUZUN BAŞARILI OLMASINI İSTİYORSANIZ... - Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın. - Çocuğunuzun sahip olduğu güçlü yönleri ortaya çıkarın; bunun için onu dinleyin ve potansiyelini ortaya çıkarmasına yardımcı olun. - Çocuğunuzu özelleştirerek yetenekleri doğrultusunda yönlendirin. - Enerjisini doğru kullanmasına yardım edin. - Gerçekten sevemeyeceği bir şeyi zorla yaptırmayın. - Sahip olduğu değerlerle uyumlu bir hayat kurmasına yardımcı olun. - Çocuğunuzun kendisiyle barışık olması için onu destekleyin. - Eleştirmek yerine iyi olduğu yönleri bulup takdir edin. - Başarının yolunun tutkudan geçtiğini unutmayın. - Çocuğunuzla ilgili gerçekçi beklentiler içerisinde olun. - Kaynakça: Prof. Dr. Acar Baltaş ’Üstün Başarı’, Yankı Yazgan ’Düşe Kalka Büyümek’, Doğan Cüceloğlu ’Başarıya Götüren Aile’.
TeknoLoJi : Yüksek ADSL fiyatlarini protesto
Tue, 14 Aug 2007 05:13:35 +0000

Yazar: gulaazadKonu: Yüksek ADSL fiyatlarini protestoGönderim Zamanı: 14 AGuStoS 2007 Saat 05:13türkiyedeki kablolar eski imis de ondan dolayi hizli internet için altyapi degistirmeleri lazimmis falan filan. Fiberoptik diye birsey var ben bilmiyorum pek ama ben zaten türk telekoma kafam ... diyenlerdenim.
MeZunLar : selim amerikada
Tue, 07 Aug 2007 15:59:58 +0000

Yazar: vagrantKonu: selim amerikadaGönderim Zamanı: 07 AGuStoS 2007 Saat 15:59o zaman yanlis anlasilmalar oldu ben evde kaliyorum ist da ama simdi de okul anadolu hisarina tasindi o tarafa dogru gidecez
TeknoLoJi : Yüksek ADSL fiyatlarini protesto
Tue, 07 Aug 2007 13:20:46 +0000

Yazar: CanerboYKonu: Yüksek ADSL fiyatlarini protestoGönderim Zamanı: 07 AGuStoS 2007 Saat 13:20gulaazad,Tek sorun ADSL fiyatlari degil ki, özellestirmeden sonra çok yakindan takip ettigim bu sirketin 3 tarifesi Danistay tarafindan iptal edildi.Kaldi ki ADSL konusunda "Dünyanin en pahali internetini kullaniyoruz" serzenisi var, ve son indirimler de bunu pek degistirmedi.Pahali olmasinin yaninda hizi dünya standartlarinin çok altinda. Vodafone da, telekom gibi "çaktirmadan" haksiz kazanç elde etmekte.Ama ikisinin de hizaya geleceginden eminim.Artik bilinçli, disini geçiren bir millet olduk.Meyvelerini toplayacagiz.   *telekomun göz boyama maksatli zoraki indirimiTürk Telekom, toptan ADSL fiyatlarini indirdiDaha ucuza daha hizli internet4 Mbps hizda limitsiz internet
Tv & RadYo & dErGi : Türk Sinemasindan ReplikLer
Tue, 07 Aug 2007 12:02:17 +0000

Yazar: gulaazadKonu: Türk Sinemasindan ReplikLerGönderim Zamanı: 07 AGuStoS 2007 Saat 12:02-simdi bu odadaki tüm sinekleri yakalayip kiçlarina lastik don baglayacaksin ki oraya buraya siçmasinlar... -hepsini mi? -disilere dokunma..erkeklere hücum...
SınıfLaR : 9/E [2006/2007]
Tue, 07 Aug 2007 11:58:25 +0000

Yazar: gulaazadKonu: 9/E [2006/2007]Gönderim Zamanı: 07 AGuStoS 2007 Saat 11:58arkadaslar baktim da youtube videonuza hocalarinizin yarisini tanimiyorum fosil olmusuz haberimiz yok
MeZunLar : selim amerikada
Tue, 07 Aug 2007 11:56:28 +0000

Yazar: gulaazadKonu: selim amerikadaGönderim Zamanı: 07 AGuStoS 2007 Saat 11:56yok canim ben memleketten bahsettim
itiRafLar,taKıntıLar : benden geçti ask...
Tue, 07 Aug 2007 01:30:37 +0000

Yazar: braveeKonu: benden geçti ask...Gönderim Zamanı: 07 AGuStoS 2007 Saat 01:30birgün bu formu açanla basladi ask. birgün gene o bitirdi içimdeki sevgisini.... benden gecmedi bizden gecti....
SınıfLaR : 9/E [2006/2007]
Mon, 06 Aug 2007 08:06:57 +0000

Yazar: SLimOnurKonu: 9/E [2006/2007]Gönderim Zamanı: 06 AGuStoS 2007 Saat 08:06Ya ne Zaman BÜYÜDÜK BE Lise2 OLduK Ama Bazi EksiKlLEriMiz War Boranim,KanKam Cem BunLArsIz ManadoLu OLmaz Ya IKi Kafa dosttur BEnim Ama HerseYe Ragmen BurdAyIz Be Biz Bi SInIFIz (:
MeZunLar : selim amerikada
Sun, 05 Aug 2007 13:06:04 +0000

Yazar: vagrantKonu: selim amerikadaGönderim Zamanı: 05 AGuStoS 2007 Saat 13:06els programina geldim bu sefer dominican ünv de kaliyorum hayirdir sende mi bu taraflardasin:)

& Cyprus &